![]() |
| 03 Kasım 2011 - 05:00 |
Kemik yoğunluğu ölçtürmenin hiçbir riski ve yan tesiri yoktur. Fakat bu her yaşta her insanın kemik yoğunluğuna baktırmasını gerektirmez.
Kemik yoğunluğunun ölçülmesi hem osteoporozun varlığını hem kemik kaybının derecesini ve hem de ileride olabilecek kırık riskini ortaya koyabilecek bir tanı yöntemidir. Ayrıca yapılacak bir tedavinin kemik yoğunluğu üzerindeki, etkilerinin izlenmesi için makul sürelerde takip amacıyla yeniden ölçümler yapılması söz konusudur. 
Ölçüm aralıkları ortalama 1 yıl olmakla beraber menopozun ilk 10 yılını geride bırakmış kadınlarda birden fazla yapılmış ölçümlerde kemik kaybına ait bulgusu olmayanlarda çekim aralığı 2 yıla çıkabilmektedir. Kemik yoğunluğu ölçümünün mutlaka yapılması gereken şartlar aşağıda sıralanmıştır.
HER YAŞTAKİ KADIN VE ERKEKLER
- 1 aydan fazla hareketsiz kalınma, yatağa bağlı olma
- Kalsiyum metabolizması bozukluğu olanlar 10 yıldan uzun kalsiyum alımının bozulduğu durumlarda , yapılan ölçümlerde idrardan fazla miktarda kalsiyum atılımı (günde 4 mg/kg/gün) olanlar ve barsaklardan kalsiyum emilimini bozan hastalıklarda
- Midenin bir kısmının operasyonla alınması
- Beş yıldan uzun süredir iltihaplı eklem romatizması (romatoid artrit ve ankilozan spondilit hastalığı ) olanlar
RİSKİ YÜKSEK OLANLAR
YÜKSEK RİSKLİ ERKEKLER
a) Küçük bir düşmeyle hemen kırık görülenler
b) Testosteron hormonu düşük erkekler
YÜKSEK RİSKLİ KADINLAR
a) Rahim veya yumurtalıklarını aldıran kadınlar
b) Yoğun egzersizlerle birlikte adet kesilmesi olanlar

MENOPOZ SONRASI RİSK TAŞIYANLAR
a) Ailede osteoporoz mevcudiyeti
b) 2,5 cm’ nin üstünde boy kısalması olması
c) Yaşam boyu düşük kalsiyum alınması
d) 65 yaşın üstünde olmak
e) Basit röntgen filimlerinde osteopeni (kemik azlığı) görülmesi
f) Alkol kullanımı
g) Erişkin yaşlarda küçük düşmelerle oluşmuş kırıkların mevcudiyeti
h) 1.50 m’ den kısa boyu olanlar vakit geçirmeden kemik yoğunluğu çektirmelidir. Sonuçlar normal çıksa bile düzeni aralıklarla kemik yoğunluğu ölçümleri tekrarlanmalıdır.






